Profil de ZeYnOzeYnO SpacePhotosBlogRéseau Outils Aide

Blog


20 août

bunu okumadan gecmeyin..

Moralin niye bozuk?
Hz. Adem (a.s.) gibi 200 sene tevbe mi ettin ?

Moralin niye bozuk?
Hz.ibrahim (a.s.) gibi ateşe mi atıldın ?

Moralin niye bozuk?
Hz.zekeriyya (a.s) gibi testereyle mi kesildin ?

Moralin niye bozuk?
Hz.yusuf (as) gibi kuyuya mı atıldın ?

Moralin niye bozuk?
Hz.MUHAMMED (sav) gibi taif'te taşlandın mı, başına işkembe mi konuldu namaz kılarken, dişin mi kırıldı,
 
yüzüne tükürük mü atıldı, hicrete mi zorlandın, sevdiklerinden mi ayrıldın?






 
Moralin niye bozuk?
Hz.hamza (r.a) gibi burnun kulağın mı kesildi?

Moralin niye bozuk  ?
Musab bin umeyr (r.a) gibi kolların mı kesildi?

Moralin niye bozuk ?
Cafer bin ebi talip (r.a) gibi ok, mızrak ve kılıç darbeleriyle yaralandın mı?

Moralin niye bozuk?
Ammar,sümeyye, yasir (r.a) gibi işkence mi gördün?

Moralin niye bozuk ?
Bilal (r.a) gibi kızgın kumlara yatırılıp, üzerine taşlarmı kondu?

Moralin niye bozuk ?
Yunus peygamber (as) gibi denize mi atıldın?

Moralin niye bozuk?
Eyüp peygamber (as) gibi vücudunu yaralar mı kapladı?

Moralin niye bozuk?
Hz. İsa (as) gibi çarmıha mı gerilmek istendin?

Moralin niye bozuk?
Üstad Bediüzzaman gibi zindana mı atıldın, zehirlendin mi?

Moralin niye bozuk?
Ne düşünüyorsun, dünyalık işler mi?

Silkinelim, kendimize gelelim........?



Üzüleceksen,

namazını kazaya bıraktığın için, teheccüde kalkamadığın için, birinin kalbini kırdığın,
 
pazartesi perşembe orucunu tutamadığın için üzül


Üzüleceksen,

bugün ALLAH için bir şey yapamadığın için,
ALLAH ve Rasulü (sav)'i memnun edemediğin için üzül

Filistinde, Çeçenistanda, Irakta ve dünyanın dört bir yanında zulüm gören, işkence edilen,
 
 öldürülen din kardeşlerin için üzül


üzülürsen,

bir fakire yardım edemediğin için, yetimin elinden tutamadığın için üzül


Üzüleceksen,

Afrika'da ve diğer ülkelerde bir lokma ekmek bulamayan, hastalıklarla mücadele eden insanlar için üzül


Üzüleceksen,

Kur'an'ı yeterince okuyup, hayatına tatbik edemediğin için üzül


Üzüleceksen,

Peygamber Efendimiz (sav)'i,  canından,  malından, aile bireylerinden,  herşeyden çok sevemediğin için üzül


Üzüleceksen,

hakiki manada kul, Efendimiz (sav)'e ümmet olamadığın için üzül


Üzüleceksen,

Efendimiz (sav)'in şefaatine nail olamama korkusuyla üzül...
 


Belki çok Dertlisin..

Belki Artık Yeter Diyorsun...

Belki Kendinden Geçmişsin...

Belki de Ağlıyorsun...

Belki Bu Musibetlerin Sonunda

Eline Bir şey Geçip Geçmeyeceğini Düşünmektesin...

Duy!!!

Rabbin Sana Söylüyor..

"Sabredenlere,

Felaketlere Karşı Dişlerini Sıkıp Göğüs Gerenlere

Mükafatları Hesapsız ödenecektir.."


Belki De Onca Insanın Arasında

Neden Senin Seçildiğini Soruyorsun...

Oysa Rabbinin Seçtikleri Kıymetlilerdir...


"içinizden Mücahidlerle Sabredenleri Ortaya çıkarıncaya

Kadar Elbette Sizi Deneyeceğiz" (Muhammed, 47/31)


Hayat Bir Imtihan Değil Mi ?

Her Soru Ebedi Hayatında Yer Alan Bir Tuğla...

Nefes Alıp Verdiğin Her An Yeni Bir Soruya Gebe...

Onlar Olmasaydı Sonsuzluk Yurdunda

Sana Ait Hiç birşey Olmayacaktı...

Derdin Yoksa üzül asıl!

Dertliysen Bil Ki...

O Seni Seviyor....

Bak !

Sevdiğin Ne Diyor ?

"Allah Hayrını Dilediği Kişiyi Sıkıntıya Sokar!"

Belki Sen Ashab-uhdud Kadar Acı çekmedin...

Hani Kralları Onları Iman Ettikleri Için

Ateş Dolu Hendeklere Atmıştı Ya...


Belki Sen Ebu Zer (r.a) Kadar Acı çekmedin...

Amcası Inandığı Için Onu Hasıra Sarıp Yakmıştı Ya...


Belki Sen Vahşi Kadar Acı çekmedin...

Sevgilisi Ona "bana Görünme!" Demişti ya...


Belki Sen Yakup (a.s) Kadar Acı çekmedin...

Yusuf'u (a.s) Elinden Alınmıştı Ya...


Belki Sen Hatice(r. Anha) Kadar Acı çekmedin...

Muhammed (s.a.s) Yurdundan Kovulmuştu ya....


Unutma! Rabbin Kimseye Dayanabileceğinden Fazlasını Yüklemez...


Belki Kalbindir Acıyan...

Belki Bedenin...

Bekki De Ruhundur Kıvranan....

Belki Yokluktur Seni Saran....

Belki de Bin Bir Türlü Muamma...

Her Ne Durumda Olursan Ol

Diline Yakışır Bu Dua...


La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin. ...

Ya Rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet…


Senden Başka Ilah Yoktur!

Sen Bütün Noksanlıklardan Münezzehsin...

şüphesiz Ben Nefsime Zulmedenlerden Oldum...

Sen Bağışla beni
8 août

cok sükür halimize..

Allahim Bu gücü Bana Hep ver

Adam akşam iş çıkışı eve gitmek üzere yola çıktı.
İşyeri ile dolmuş duraklarının arası çokta uzak sayılmazdı.
Paltosunun cebinden bir sigara çıkardı yaktı.
Derin bir nefes çekti ve yürümeye başladı.
Akşam trafiği heryer karışık, sıkışıktı.Kısa bir zaman sonra dolmuş duraklarına vardı.
Köşede seyyar bir balık çı bağırıyordu .Hadi istavrit 500, istavrit 500. Adam düşündü akşama balık yemek iyi olurdu
Hem kızıda eşide çok severdi balığı.Kendide bayılırdı doğrusu
evde o sıcacık neşeli ortamda balık ziyafetine.
Kardeş ver bakalım dedi 1 kilo istavrit.Balıkçı beyim dedi;
1,5 olmazmı? Adam gülümsedi belki param yok dedi.
Balıkçı bunun üzerine canın sağolsun beyim dedi canın sağolsun .Balıkçı balıkları tartarken tezgaha adamın yanına yaşlı bir teyze geldi .Üzeri başı halini anlatırcasına eski , püsküydü.Evlat dedi banada balık alırmısın?
Tabi dedi teyzeciğim adama seslendi balıklar 3 kilo oldu bir bana 2 teyzeye tart bakalım.
Balıkçı balıkları poşetlere koyarken teyze dedi adam ekmeğin varmı senin. Yaşlı kadın sessiz kaldı önce sözler çıkmadı ağzından sanki bir an takıldı .. Yok evladım dedi zorda olsa
Adam dur dedi teyze az bekle .
Koştu adam bir çırpıda o yoğun trafiğin içinden sıyrıkdı markete girdi 4 tane ekmek aldı.
Aynı hızla geri döndü ekmekleride balıkları almış olan yaşlı teyzeye verdi. Sordu sonra teyzeciğim başka bir ihtiyacın varmı? Kadın elini yırtılmaya yüz tutmuş kimbilir kaç yıllık olan pardesösünün cebine attı adamın gözlerine baktı, utanıyordu, eziliyordu ve elinde olmadan bun u belli ediyordu.
Adam gülümsedi o ne teyzeciğim bir bakayım dedi.
Kadın cebinden bir ilaç şişesi çıkardı evladım dedi birde şu gözdamlam var dedi alamıyorum 2 ay oldu.
Ver dedi adam teyzecim sen az daha dur bakalım burada .
Tüm bunlar gerçekleşirken balıkçı şaşkın gözlerle olan biteni izliyordu ve duygulanıyor bir garip oluyordu.
Tezgahında her zaman ilişik duran tabureyi aldı otur dedi teyze o aslan parçası gelene kadar , kadın sağol evladım dedi oturdu.Eczaneye girdi adam bu ilaçtan varmı dedi ..
Eczacı evet efendim dedi raftan aynı şişeden bir ilaç aldı verdi.
Bu defa acele etmedi adam çünki karşıkaldırımdaki teyzenin balıkçının taburesinde oturduğunu görmüş rahatlamıştı.
İçinden ah be dedi ah yurdum insanı.
Verdi ilacı teyzeye bu defa sormadı ne var başka eksiğin diye elini cebine attı ne kadar parası varsa verdi yaşlı kadına
öptü elini bindirdi bir dolmuşa evine uğurladı .Kadın dua ediyordu adama ALLAH Razı olsun evladım diye ve ağlıyordu yanağından akan yaşlar o eski pardüsenin omuzlarına düşüyordu ama mutluydu.
Adam tam dolmuşa yönelecekken durdu ve balıkçıyla gözgöze geldiler. Bu olaylar olurken balıkların parasını vermeyi unuttmuş dahası tüm parasını yaşlı kadına vermişti.
Balıkçı gülümsedi hadi abi uğurlar olsun.
Konuşmaya gerek yoktu durum meydandaydı, konuşmadan anlaştılar.
İyi akşamlar diledi adam dolmuşa yönelirken güleç bir yüzle ,bir kaç adım daha attı yine durdu.
Cebinde ne dolmuşa binecek ne eve ekmek alacak parası vardı. Düşündü şükretti haline zaten şunun şurası evide en fazla yaya olarak 30 dk tutardı.Hafiften bir yağmur ciselemeye başlamıştı. Sakin adımları hızlandı , hızlandı, hızlandı.Köşedeki telefon kulübesinin önünde durdu .Cüzdanından pek fazla kontörü kalmamış telefon kartını çıkardı , Çevirdi tuşları kızı çıktı karşısına hadi babacığım neredesin diyordu meraklı meraklı.
Adam yavrum dedi geliyorum annene söyle bu akşam balık yiyeceğiz.Kız olur babacığım dedi hadi çabuk gel.
Adam tekrar eve yöneldi yağmurda artmıştı.
Sıkı sıkı tuttu balık poşetini ,bir eliyle rüzgarda uçuşan paltosunun yakasını kavradı yürüdü ,yürüdü.
Durdu yine kafasını göğe kaldırdı ALLAH'ım dedi sana şükürler olsun.
Ne olur Bana bu gücü hep ver diye dua ederken, duygulandı , mahsunlaştı, yanağından akan yaşlar caddelerde akıp giden yağmura karıştı.......